thumb1

Arap Köyü Mescidinin Cuma Kılınacak Cami Haline Çevrilmesi Hakkındaki Padişah İzni


Bu yazımızda çok kısa olarak cami ve mescit arasındaki farka degindikten sonra Arap Köyü’ndeki mescidin camiye çevrilmesi ile ilgili Osmanlı Arşivi Hatt-ı Hümayun (HAT) Koleksiyonu 1515/60 numarada bulunan padişah emrinin çeviri ve manasını vereceğiz.

Arapça ”secde edilen yer” anlamına gelen mescit ile “toplayan, bir araya getiren” anlamındaki cami kelimeleri bazen aynı anlamda, bazen de farklı anlamlarda kullanılmıştır. İçinde cuma namazı kılınan ve hatibin hutbe okuması için minber bulunan mabetler cami, minberi bulunmayan ve içinde cuma namazı kılınmayan küçük mabetler ise sadece mescit olarak anılmıştır. Bu durum Osmanlı Devleti zamanında da devam etmiş ve padişahlar tarafından inşa ettirilen büyük camilere"selâtin camileri”, vezirler ve diger devlet adamları tarafından yaptırılan orta büyüklükteki camilere yaptıranın adına izafeten cami, küçük olanlara da mescit denilmiştir. Mescitlerin cuma namazı kılınan camiye dönüştürülmesi ise padişah beratı ve izinle olmaktaydı.

Metnin Çevirisi:
İZN-İ HÜMAYUNUM OLMUŞTUR
Arz-ı bende-i bî-mikdar oldur ki
Şevketli kerametli mehabetli kudretli veliyy-i nimetim efendim PADİŞAHIM

Kengırı Sancağı kazalarından Şabanözü Kazası’na tabi Arab Karyesi’nde vâki mescid-i şerifin kurb ve civarında edâ-yı salat-ı Cuma olunur cami-i şerif olmayıp ahalisi eyyam-ı şitada usret çekmeleriyle mescid-i mezburun cami olmağa salahiyeti oldugundan müceddeden minber vaz ve ikâmet-i salat-ı Cuma ve İdeyn’e izn-i hümayunları erzani ve hitabeti dahi erbâb-ı istihkakdan Seyyid Halil Halife’ye sadaka buyurulmak ricasına Şabanözü Naibi arz etmekle bâlâsı izn-i hümayunum olmuşdur deyü hatt-ı hümayun-ı şevket-makrûnlarıyla tezyin buyurulmak bâbında emr u ferman şevketli kerametli mehabetli kudretli veliyy-i nimetim efendim padişahımındır.

Metnini verdiğimiz bu belgeye göre Arap köyünün civarında Cuma ve Bayram namazlarını kılıbilecekleri cami bulunmadığı için özellikle kış mevsiminde köylüler büyük güçlük çektiklerinden bahsettikten sonra köyde bulunan mescidin Cuma kılmaya elverişli oldugu belirtilerek yeni bir minber kurularak cami haline getirilmesini istemişlerdir. Köylülerin bu talebi ile imam hatiplik görevinin bu görevi yapmaya ehliyet sahibi olan Seyyit Halil Efendi’ye verilmesi Şabanözü kadısı tarafından rica edilmiştir. Yine bu istekte verilen iznin üzerine padişahın kendi el yazısıyla “izn-i hümayunum olmuşdur” ibaresinin yazılması istirham edilmiştir. Padişah hazretleri bu talep ve teklifleri uygun görerek mescidin bundan sonra cami olarak işlev görüp Cuma ve Bayram namazlarının kılınması ve hatiplik görevinin Seyit Halil Efendi‘ye verilmesine izin vermiştir.

Belgenin tarihi olarak Z9 Zilhicce 1ZZ5h. (Z5.01.1811m.) tarihi verilmiştir. Ancak bu belgenin üzerinde herhangi bir tarih bulunmadığı için belgenin tasnifini yapan uzmanlar tarafından verilmiş tahmini bir tarihtir. Yani bu tarihi belgenin kesin tarihi olarak görme imkanına sahip değiliz. Ancak el yazısından anladığımıza göre Sultan II. Mahmud’a ait bir hatt-ı hümayundur.

Kaynak: Bakırlı'nın Sesi Haziran 2014*Sayı 9

İletişim Detayları

Web Sitesi Editörü: Serdar DEMİRHAN

Telefon: 0505 949 60 57
Email: serdar349@gmail.com